« *BARTHOLOMEOS'LA TARİHTE BUGÜN | Home
BÖYLE KİTABI BEN DE YAZARIM!
By admin | Ocak 26, 2010
Serdar Ant
Soner Yalçın, son kitabı “Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor”da şöyle diyor:
“Geleneksel Türk tarih yazıcılığında halk hareketlerine karşı büyük bir ilgisizlik var. Bu çevreler siyasal hareketleri/ devrimleri oluşturan maddesel koşulları irdelemekten kaçınır. Bunda Soğuk Savaş döneminin baskıcı uygulamalarının büyük payı vardır. Halk hareketlerini yok sayarlar. Evet, bizim tarihçiliğimiz topaldır; iktisadi ayağı yoktur.
Örneğin Temmuz Devrimi öncesi, ağır vergi yüklerinin halkı nasıl yokluğa sürüklediği, huzursuzluklara/ ayaklanmalara neden olduğu görülmez.
1906’daki Kastamonu, Erzurum, Bayburt, Trabzon, Sivas, Giresun, Samsun vergi ayaklanmaları konusunda kaç çalışma biliyorsunuz? Bilemezsiniz, çünkü yoktur. Bu ayaklanmalarda İttihatçıların Erzurum, Trabzon, Van şubelerinin ve bu gizli örgütlerin dağıttığı bildirilerin ne kadar payı vardır? Tarihsel çalışmalarda bunlara yer bile verilmemiştir.”
İnsan bu satırları okuyunca, sanki bu konuya ilk değinenin araştırmacı Soner Yalçın sanıyor. Soner Yalçın’ın iddia ettiği gibi “Temmuz Devrimi öncesi, ağır vergi yüklerinin halkı nasıl yokluğa sürüklediği, huzursuzluklara/ ayaklanmalara neden olduğu” gerçekten araştırılmamışsa, “1906’daki Kastamonu, Erzurum, Bayburt, Trabzon, Sivas, Giresun, Samsun vergi ayaklanmaları konusunda” hiç araştırma yapılmamışsa, Soner Yalçın bu tarihsel olguları nereden biliyor peki? Herhalde arşive girmiş! Bugüne kadar kimsenin araştırmayı akıl edemediği bu konularda birincil kaynaklara; yeni belgeler bulup vardığı sonuçlara dayanarak mı konuşuyor Soner Yalçın? Yoksa başkalarının çalışmalarından okuduklarını, o çalışmaları yapanların adını belirtmeye gerek görmeden mi “satıyor” okuyucuya?
Soner Yalçın, bu kadar iddialı bir soru sormasa ve yine bu derece iddialı bir şekilde yanıtlamasa üstünde durmaya bile değmez belki… Ama “1906’daki Kastamonu, Erzurum, Bayburt, Trabzon, Sivas, Giresun, Samsun vergi ayaklanmaları konusunda kaç çalışma biliyorsunuz?” diye soruyor ve aynı kesinlikle yanıtlıyor:
“Bilemezsiniz, çünkü yoktur.”
Gerçekten yok mudur?
Peki, Soner Yalçın’ın da çok iyi bildiğinden emin olduğum Zafer Kars’ın “Belgelerle 1908 Devrimi Öncesinde Anadolu” (Kaynak Yayınları, 1984, 1. Baskı) başlıklı kitabını ne yapacağız? Soner Yalçın’ın nasıl bol keseden salladığını göstermek için 154 sayfalık bu kitaptan şimdi sayfalarca alıntı mı yapalım? Hadi işi uzatmayalım, merak eden sadece “Erzurum İsyanı”nın anlatıldığı 24. ile 40. sayfalar arasını okusun da görsün, bakalım bu konuda yapılan çalışma var mıymış, yok muymuş? Üstelik Zafer Kars, Soner Yalçın’dan farklı olarak, yararlandığı ve alıntı yaptığı kaynakları da tek tek belirtmiş!
Zafer Kars’ın belirttiğim çalışmasını okuyup tatmin olamayanlar, Aykut Kansu’nun “1908 Devrimi” (İletişim Yayınları, 1995, 1. Baskı) başlıklı çalışmasını da okuyabilirler. Kitabın “1906-1907 Vergi Ayaklanmaları: 1908 Devrimine Giriş” başlığını taşıyan 62 sayfalık “İkinci Bölümü” (s.35-97) Soner Yalçın’ın “bilemezsiniz çünkü yoktur” dediği konunun incelenmesine ayrılmış!
Merak eden her iki kitabı da okuyabilir, çünkü her iki kitabı da kitapçılarda ve sahaflarda bulmak mümkün… “Bu kitapları Soner Yalçın da okusun”demiyorum, çünkü o zaten okumuştur! Ama Soner Yalçın, bundan sonra kitap yazarken yararlandığı ve alıntı yaptığı kaynakların adını belirtsin, yeter! Çünkü aksi bir davranış intihaldir ve Soner Yalçın’ın kitaplarında, özellikle de son kitabında bunun birçok örneği var!
Örneğin kitabın 247-253. sayfaları arasında “Liberal Darbe” başlığı altında Mahmut Şevket Paşa suikastı ve Halaskâr Zabitan olayı anlatılıyor. Herhalde Soner Yalçın bu olaylara bizzat tanık olmadı. Yaşı tutmaz çünkü! Peki, kaynağı nedir? Örneğin bu bölümü yazarken Mustafa Ragıp Esatlı’nın “İttihat Terakki Tarihinde Esrar Perdesi ve Yakup Cemil Niçin Öldürüldü?”(Hürriyet Yayınları, 1975) isimli kitabından yararlanmış olabilir mi Soner Yalçın? Bu konuda yazılmış daha birçok kitap ve makale de var, ama ben aklıma gelen ilkini söyledim.
Soner Yalçın’ın son kitabını yazarken bütün bu eserlerden yararlanıp yararlanmadığını bilmiyoruz. Çünkü yararlanılan kaynaklarla ilgili olarak ne kitap içinde bir dipnot var, ne de kitabın sonunda bir Kaynakça! Soner Yalçın, 425 sayfalık tuğla kalınlığındaki kitabı, herhalde birden ilham geldiği için oturup bir çırpıda yazıvermiş! Öyle görünüyor ki, kitapta her ne söylenmişse, Soner Yalçın’ın kendi “bahçesinin mahsulü”!
Tabii bu intihalci yaklaşım, bazen komik duruma da düşebiliyor. Örneğin kitabın 257. sayfasında şunları söylüyor Soner Yalçın:
“…Temmuz Devrimi başarılı oldu mu? Programını tam olarak hayata geçirebildi mi?
‘Evet’ demek çok zor…
Bunun en temel sebeplerinden biri, dinci-liberal ittifak ve onun sacayağı yabancı sefaretler/büyükelçililklerdi.
Sadrazam Fuat Paşa diyor ki:
‘Bizim devlette iki kuvvet vardır; biri yukardan, biri aşağıdan gelir. Yukarıdan gelen kuvvet hepimizi eziyor. Aşağıdan bir kuvvet oluşturmaya olanak yoktur. Bunun için pabuççu muştası gibi yandan bir kuvvet kullanmaya mecburuz; o kuvvetler de sefaretlerdir.”
Tarih konusunda bilgili olmayan ve bu satırları okuyan biri, Tanzimatçı Fuat Paşa’yı, bir II. Meşrutiyet paşası ve İttihat Terakki döneminin sadrazamlarından biri sanır! Çünkü ne Fuat Paşa ne de bu sözü ne zaman ve nerede söylediği hakkında bir açıklama var kitapta… Tabii Soner Yalçın’ın nereden alıntı yaptığı konusunda da… Böylece Tanzimat’ın üç ünlü sadrazamından biri olan Fuat Paşa, yaklaşık 60 yıl sonraya uçup Soner Yalçın’ın II. Meşrutiyet dönemi hakkındaki bir yorumuna “meze” oluyor!
Kısacası intihali sadece YÖK profesörleri değil, kitapları onlarca baskı yapan, yüz binlerce satan(!) “ünlü” araştırmacılar da yapıyor!
Tabii yersen…
25.1.2010
“Ya istiklal ya ölüm… İşte halâs-ı hakiki isteyenlerin parolası bu olacaktır.”
Mustafa Kemal ATATÜRK
Topics: -Serdar ANT [Yazar] | No Comments »
